1984 mart ayının sonları, ilkokuldaki son günlerim… Köydeyken annem ve babam öğretmen olduğu için çok erken yaşlarda başladığım bu ilkokul serüveni artık bitmek üzereydi.  O günlerde en önemli konu İzmir’de gitmeyi planladığım daha doğrusu gitmemin planlandığı Anadolu Lisesi’nin giriş sınavıydı. Ama benim için çok daha önemli konular vardı, mesela İngiltere Lig Kupası (*), o zamanlarki adıyla İngiltere Süt Kupası Finali.  Yıllar sonra İngiltere’de bu kupanın tek olmadığını, bunun dışında FA Cup (**) ismiyle bir kupa daha oynandığını öğrenecektim.

1984 İngiltere Süt Kupası

Her yıl mart ayının sonlarında bir Cumartesi günü oynanan kupa finali için o gün sahaya çıkan iki takımdan Liverpool ile daha önce tanışmıştım, karşısındaki takım ise benim için yeniydi: Everton. Spikerden Everton’ın da Liverpool şehrinin diğer takımı olduğunu ve aralarında büyük bir rekabet olduğunu öğrenecektim. Bu bir derbiydi, İngilizce derby kelimesi, yani aynı şehrin iki takımının yıllara dayanan rekabeti… Aynı spiker Wembley Stadı’ndaki karşılaşmada tribünlerde 100.000 kişi olduğunu söyleyecekti ki, bu inanılmaz büyük bir rakamdı. Liverpool’un kalesinde daha önceden bildiğim eğlenceli Bruce Grobbelear varken diğer kalede iri, bıyıklı bir adam vardı. Bu kalecinin tipi ilginç gelmişti bana, o günlerde bıyık gayet doğal bir şeydi, ama mahalledeki dükkanını kapattıktan sonra top oynamaya gelmiş bir havası vardı. O gün adının Neville Southall olduğunu öğrendiğim bu adamı yaklaşık 15 yıl boyunca hayranlıkla takip edeceğimi o an için bilmiyordum.

Normal süresi ve uzatmaları 0-0 biten karşılaşmada kupanın statüsü gereği penaltılara gidilmiyor ve bu beraberlik sonucunda takip eden Çarşamba günü ikinci karşılaşma oynanıyordu. O karşılaşma yayınlanmadığı için izleme olanağım olmayacak ve sonucunu haberlerden öğrenecektim. Liverpool Graeme Souness’ın golüyle 1-0 kazanarak kupaya uzanmıştı.

Neville Southall

Galler’de  Llandudno’da 1958 yılında dünyaya gelen Neville, futbola kasabasındaki Llandudno Swifts kulübünün altyapısında başlamış ve  takımı ile 14 yaşındayken Almanya’yı gezme fırsatı bulmuştu. O dönemlerde Bundesliga’nın önemli takımlarından Fortuna Düsseldorf’un genç takımı için bir teklif almasına rağmen, Almanya’ya taşınmak istememişti. Swifts takımı zayıf bir takımdı ve bu durum Southall’ın birçok kez rakip takım oyuncularıyla karşı karşıya kalmasına sebep oluyordu. Neville çok küçük yaşlarda hem şutlarda hem de karşı karşıya pozisyonlarda  becerilerini geliştirmişti.

Southall, daha sonra Wrexham, Crewe Alexandra gibi takımlarda başarısız denemelerden sonra 15 yaşındayken Llandudno Town  için oynamaya başladı. Buradaki performansı ile ertesi yıl aylık 10 pounda yarı profesyonel olarak Bangor City’ye geçti. Bangor City, Galler Premier League’de oynayan yarı profesyonel bir takımdı. Everton, Bangor City menajeri Elliot’tan Southall’ı denemek için izin istedi ama bu görüşmeden kısa bir süre sonra Elliot takımdan ayrılınca bu deneme gerçekleşmedi. Bangor City’de maddi sıkıntı yaşanırken oyuncular takımdan ayrılmaya başlamışlardı. Southall da önce Conwy United ve Winsford United gibi takımlarda birkaç yıl oynadıktan sonra 22 yaşındayken Bury ile ilk tam profesyonel sözleşmesini imzaladı ve Bury bu transfer için Winsford United’a 6.000 pound ödeyecekti. Southall Galler liglerinde geçen ilk yıllarında asla profesyonel olarak futbol olarak oynayabileceğine inanmadığı için bir yandan garson, postacı ve duvar ustası olarak çalışmıştı.

Shakers

1980-81 sezonunda transfer olduğu Bury takımı İngiltere 4.Lig’indeydi. Bir önceki sezon 3.Lig’den düşen takımında Southall, oynadığı 44 karşılaşmada 50 gol yerken bu karşılaşmalardan onbeşini kalesinde gol görmeden tamamlıyordu. Bury o sezon ligde orta sıralarda yer alırken Football Association Challenge Cup ya da yaygın kullanılan adıyla FA Cup’da üçüncü tura ulaşmayı ve İngiltere Lig Kupası’nda yani Süt Kupası’nda Newcastle United gibi bir devi yenmeyi başarıyordu. Kulübün lakabına uygun şekilde -Shakers (Karıştırıcı)- ortalığı karıştırmayı başarmışlardı ve bütün bunlar olurken Southall takımında yılın oyuncusu ödülünü alıyordu.

Everton

Neville Southall, Bury’de bir sezon geçirdikten sonra 1981 yazında 1.Lig’de bulunan Everton’a transfer olmuş ve Everton bu transfer için 150.000 pound ödemişti. Southall ile Everton’ın yolları, gerçekleşemeyen denemeden tam 7 yıl sonra kesişmişti. 4.Lig’den 1.Lig’e yaptığı bu büyük sıçramayla kendisini bir anda büyük bir rekabetin içinde bulan Southall, başlangıçta sadece 2-1 kazanılan Ipswich Town karşılaşmasında sakatlık sebebiyle oynamıştı. Rezerv takımda görev alırken Aralık ayından itibaren birinci takımda düzenli olarak görev yapmaya başlamıştı.

Ertesi sezon geçirdiği sakatlıklar ve 5-0’lık Liverpool yenilgisi sonrası Ocak ayında kendisini bir anda kiralık olarak 4.Lig’de Port Vale’de bulmuştu. Port Vale’de oynadığı 9 karşılaşma sonrası menajeri John McGrath onu sürekli olarak takımında görmek isterken Everton menajeri Howard Kendall onu geri çağırmış ve diğer kaleci Arnold’un sakatlanmasıyla kaleyi son 4 karşılaşmada Southall korumuştu. 1983-84 sezonu Southall’ın Everton’da üçüncü sezonuydu ve sezona kalede yine diğer kaleci Arnold’un yedeği olarak başlamıştı; ancak Ekim ayındaki Notts County karşılaşması ile kaleyi yine devralacaktı. O sezonu ligde pek parlak geçirmeyen Everton, kupalarda tam tersi bir performans göstererek hem Lig (Süt) Kupası’nda hem de FA Cup’da final oynayacaktı.

1984 FA Cup Finali

Ligi orta sıralarda tamamlayan iki takımın mücadele ettiği finalde diğer tarafta hem başkanı müzisyen Elton John hem de menajeri Graham Taylor sebebiyle ünlü olan Watford vardı. Dünyanın tanıdığı Elton John 1976 yılında satın aldığı Watford kulübünü uzun yıllar yönetecekti ve Graham Taylor ile birlikte takımı 4.Lig’den 1.Lig’e taşımışlardı. Elton John karşılaşmaları da stadtan takip eden bir başkandı ve sayesinde Watford, İngiltere’nin büyük takımları kadar ünlü olmuştu. Everton ise finale kalesinde sadece 1 gol görerek gelmişti. Bu ilginç karşılaşmanın başlarında o sıralarda çok genç olan ama ilerleyen yıllarda İngiltere milli takımında da oynayacak John Barnes’ın hücumlarına Southall başarıyla karşı koyarken, Graeme Sharp ve Andy Gray’in her iki yarıda attığı gollerle Everton kupaya uzanacaktı. Bu kupanın kazanılması ve Lig Kupası’nda oynanan final, Everton’ın ezeli rakibi Liverpool’un ülke futbolundaki uzun zamandır devam eden bariz üstünlüğünün o kadar da kolay devam etmeyeceğinin sinyalleriydi.

1984-85 Sezonu

Sezon başında Lig Şampiyonu ve FA Cup Şampiyonu’nu bir araya getiren o zamanki adıyla Charity Shield şimdiki adıyla Community Shield karşılaşmasında Liverpool ve Everton karşı karşıya gelmiş ve karşılaşmayı Everton 1-0 kazanarak sezona kupa ile başlamıştı. Ligdeki ilk iki karşılaşmasını kaybeden Everton daha sonra sezon boyunca göstereceği müthiş performansla en yakın rakipleri Liverpool ve Tottenham Hotspur’un 13 puan önünde şampiyonluğa ulaşacaktı ki, bu takımlardan ilki bir önceki sezon Şampiyon Kulüpler Kupası’nı diğeri UEFA Kupası’nı kazanmıştı.

Everton bu şampiyonluğa ulaşırken ezeli rakibi Liverpool’u her iki karşılaşmada da yenecekti. Takımı ligin açık ara en çok gol atan takımı olan Southall, kalesinde karşılaşma başına sadece 1 gol görerek oldukça iyi bir performans göstermiş ve Liverpool kalecisi Grobbelear’dan sonra en az gol yiyen kaleci olmuştu. Everton’ın başarısı, şampiyonluk için “atanla tutanın iyi olacak” kuralını bir kez daha kanıtlamıştı. FA Cup’ta da yarı finalde Luton Town takımını yenerek finale gelen Everton finalde Manchester United’a 1-0 kaybedecekti.

Kupa Galipleri Kupası

Muhteşem geçen sezonda Everton, Kupa Galipleri Kupası’nın iki ayaklı karşılaşmalarında sırasıyla UCD (İrlanda), Inter Bratislava (Çekoslovakya), Fortuna Sittard (Hollanda) ve Bayern Münih (Almanya) takımlarını eleyerek finale gelmişti.  Southall gösterdiği muhteşem performansla bu sekiz karşılaşmada sadece Dieter Hoeness’den bir gol yemişti. Finalde Avusturya’nın Rapid Wien takımını 3-1 yenen Everton tarihinde ilk kez bir Avrupa Şampiyonluğu’na ulaşacaktı. Aynı sezon ezeli rakibi Liverpool, Şampiyon Kulüpler Kupası’nda bir önceki sezon gibi yine final oynayacaktı. Brüksel’deki Liverpool-Juventus karşılaşmasında tribünlerde İngiliz taraftarlarının çıkardığı olaylar sonucunda bir facia gerçekleşecek ve sıkışan 38 İtalyan ve 1 Belçikalı hayatını kaybedecekti. Daha sonra oynanan bu karşılaşmayı Juventus 1-0 kazanacaktı. Bu olaylar sonucunda İngiliz takımları 5 sezon boyunca Avrupa kupalarından men cezası alacak ve bu ceza sonucunda Everton-Juventus arasında oynanması gereken Süper Kupa Finali gerçekleşmeyecekti. Kulübün, tarihindeki en iyi dönemini geçirdiği yıllarda ezeli rakibinin taraftarlarının sebebiyet verdiği üzücü olaylar sebebiyle Southall ve takım arkadaşları, daha sonraki yıllardaki Avrupa’daki muhtemel daha büyük başarılardan uzak kalacaktı.

Takip eden iki sezonu da oldukça yüksek performansla geçiren Everton bu sezonlarda yine ezeli rakibi Liverpool ile yoğun mücadele halinde olacaktı. Bu sezonların ilkini ligde Liverpool’un sadece 2 puan gerisinde ikinci sırada bitiren Everton, FA Cup’da da rakibine 3-1 mağlup olacaktı. Bu sezonlardan ikincisinde ise Everton, Liverpool’un 9 puan önünde bir yıl aradan sonra yeniden şampiyonluğa ulaşacaktı.

Neville Southall’dan birkaç kurtarış…

1983-87 arasındaki 4 sezonda İngiltere’nin Süper Kupası olan Charity Shield şampiyonluğu alan Everton, bu dönemde ayrıca 2 Lig Şampiyonluğu, 1 Lig ikinciliği, 1 Kupa Galipleri Kupası, 2 FA Cup, 2 League Cup derken rüya gibi yıllar geçirmişti. 1987-88 sezonunda takım ligi 4.sırada bitirirken Southall 40 karşılaşmada sadece 27 gol yiyerek kulübün en az gol yiyen kalecisi olarak tarihe geçmişti. Sonraki birkaç yıl Everton ligde altı ve yedinci sıralarda yer alırken, 1988-89 sezonunda ezeli rekabet bir başka kupa finalinde yine tekrarlanacaktı.

1989 FA Cup Finali (*)

Everton ile Liverpool son yıllarda birçok kez olduğu gibi yine bir final için Wembley Stadyumu’nda sahadaydı. Ancak daha önceki karşılaşmalardan farklı olarak her iki takımın oyuncularının ve taraftarlarının karşılaşma öncesi kenetlendiği bir ortam vardı. Bu kenetlenmenin sebebi ise yarı finalde yaşanan çok talihsiz bir olaydı. O sezon kupa yarı finalinde Sheffield’ın Hillsborough Stadyumu’nda Nottingham Forest ile yarı finalde karşılaşan Liverpool’un çok sayıda taraftarı stada akın etmişti. Emniyet güçlerinin kayıtsızlığı sonucu bileti olmamasına rağmen içeriye girmeyi başaran kalabalık, zaten tribünde bulunan binlerce kişiyle birleşince ortaya bir can pazarı çıkmıştı. Oluşan izdihamda canlarını kurtarmak için kendilerini sahaya atmaya çalışan taraftarlardan 96’sı tel örgülerde sıkışarak can vermişti. Liverpool o gün karşılaşmayı 3-2 kazanacaktı, ama o olay Liverpool şehrinin bütün coşkusunu alıp gitmişti.

Sonraki sezonlarda Everton düşüşe geçiyordu, rüya sona ermişti. 1990-91 sezonunun başında lige yeni yükselen Leeds United ile kendi sahalarında oynuyorlardı ve ilk yarıyı 2-0 geride kapatmışlardı. Southall devre arasında soyunma odasına gitmemişti. Karşılaşma sonrasında eve gittiğinde menajer Colin Harvey’den bir telefon alacaktı ve kendisine iki hafta maaş almama cezası verildiği bildirilmişti. Bu olay üzerine Southall’ın takımdan ayrılmak istediği iddiaları ortaya atılmıştı, ama o devre arasında kötü performans sebebiyle sadece kafasını dinlemeyi amaçladığı için soyunma odasına gitmediğini söylüyordu. Ayrılmak istediği söylentileri ortaya çıkınca iyi bir kaleci arayışında olan Manchester United menajeri Alex Ferguson’dan bir telefon gelecekti. Her zaman rahat ve özgüvenli olan Southall’ın telefondaki tavrı Sir Ferguson’a kaba gelince onu transfer etmekten vazgeçecekti. Daha sonra Ferguson kalecisini Danimarka’da bulacaktı:  Peter Schmeichel. O gün Southall ve Ferguson’un yıldızları barışsaydı acaba dünya Schmeichel gibi bir kaleciyi izleme imkanı bulacak mıydı?

1994-95 Sezonu

Everton lige o kadar kötü başlamıştı ki, ilk 12 karşılaşmada hiç galibiyet alamamışlar ve sadece 4 puan toplayabilmişlerdi. Bu dönemin sonunda takım kendine gelmeye başlamış ve takip eden 7 karşılaşmayi gol yemeden 4 galibiyetle kapatmışlardı. Bu dönem içinde 2-0 lık Liverpool galibiyeti de takıma moral olarak çok iyi gelmişti. Bu karşılaşma Southall’ın 35. Merseyside derbisiydi. Sezonu düşme hattından uzakta tamamlayan Everton, Wembley Stadyumu’ndaki FA Cup finalinde Manchester United’ı 1-0 yenerek kupaya uzanıyordu. Kulüp uzun bir aradan sonra bir kupa kazanmıştı. Southall’ın ise artık emekli olması bekleniyordu.

Veda Zamanları

1995 yılı yaz aylarında Southall için Celtic ile bir veda maçı düzenlenmiş ve hatta karşılaşmaya gelen kraliçe Southall’a emekli olduğunda ne yapacağını sormuştu. Takımın menajeri Joe Royle’un onu satmak ve Crystal Palace’dan Nigel Martyn’i transfer etmek istediği biliniyordu. Ancak Royle bu transferin gerçekleşmemesi, diğer kaleci Paul Gerrard’ın yetersiz performansı ve sezon başındaki Charity Shield karşılaşmasında Blackburn Rovers’a karşı Southall’ın gol yememesi ve 1-0 ile kupanın kazanılması gibi sebeplerle 37 yaşındaki kalecinin sözleşmesinde iyileştirme yaparak iki yıl daha kulüpte kalmasını isteyecekti.

Southall’ın sözleşmesinin son yılında ise işler iyi gitmiyordu ve bir radyo programı tarafından aranan Southall mutsuz taraftarlara karşı menajer Royle’ı savunacaktı. Ancak aynı Royle, başına buyruk Southall’a bir türlü ısınamamış  ve onu, bulduğu her fırsatta takımdan göndermek istemişti. Taraftarların Big Nev dediği Southall, bu sefer de Chelsea’nın iki katı maaş teklifini reddetmişti. Royle takımdan gönderilince geçici olarak göreve gelen Dave Watson, Southall’ı tekrar birinci kaleci olarak oynatacak ve takım ligde kalmayı başaracaktı. 1997-98 sezonunda Howard Kendall tekrar takımın başına geçecek ve Thomas Myhre’i birinci kaleci olarak oynatmak istediğini belirtecekti. Southall’a ise teknik ekipte bir görev teklif edilmişti, ama o hala oynamak istediğini söyleyerek bu teklifi kabul etmeyecek ve o yaz kulüpten ayrılacaktı.

1997-2001

Kendini zorlamaktan hiç vaz geçmeyen bu adam 40 yaşındaydı ve hala oynamak istiyordu. 1.Lig’in adı Premier League olduğu için diğer liglerin numaralarında değişiklik olmuştu. Önce 2.Lig’de (eski 3.Lig) Southend United’a giden Southall devre arasında da 1.Lig’de (eski 2.Lig) Stoke City’ye geçecek, ancak bir türlü düzenli oynama fırsatı bulamayacaktı. İlginç olan, bu iki takımın da küme düşmesi ve Evertonın ise küme düşmekten averajla kurtulmasıydı.  1998-99 sezonu başında 3.Lig’den (eski 4.Lig) Doncaster Rovers ile sözleşme imzalayan ama bu sözleşmesi çok kısa süren Southall, yine 3.lig’den Torquay United’a geçecek ve burada sonunda düzenli oynama fırsatı bulacak, hatta takımında yılın oyuncusu seçilecekti.

1999-2000 sezonunun ortasında Premier League’den Bradford City’ye kalecilerin sakatlanması üzerine  oyuncu – yardımcı menajer olarak gidecekti. Mart ayında Leeds United’a karşı oynadığında neredeyse 42 yaşını doldurmuştu. 2-1 kaybedilen karşılaşma sonrası basın, Southall’ın profesyonel olarak oynamak için çok kilolu olduğunu vurguluyordu.  Neville Southall daha sonra York City, Rhyl, Shrewsbury Town, Dover Athletic, Shrewsbury Town ve Dagenham & Redbridge gibi alt liglerdeki takımları oyuncu menajer olarak dolaşacak ve genelde hiç oynayamadan 2002 yılında 44 yaşında kariyerini sonlandıracaktı.

16 yıl boyunca oynadığı Everton’da 751 kez oynayan ve bunların 269’unu kalesinde gol görmeden tamamlayan Southall bu süreçte iki lig şampiyonluğu, iki Lig kupası (**), iki FA Cup, dört Charity Shield (***) ve bir Avrupa Kupa Galipleri Kupası kazanmış ve birçok final oynamış, 1985 yılında ligin en iyi oyuncusu seçilmişti.

Galler milli takımı formasını da ilk kez 1982 yılında Kuzey İrlanda’ya karşı 3-0 kazandıkları kaşılaşmada giymişti. 1997 yılında 39 yaşındayken Türkiye’ye 6-4 kaybettikleri karşılaşma ile milli formaya veda edecekti. Bu formayı tam 92 kez sırtına geçirmişti ki, bu sayı Gary Speed, Craig Bellamy, Dean Saunders, Ian Rush, Mark Hughes, Ryan Giggs gibi birçok ünlü Galli oyuncunun çıktığı ülkesi için hala rekor. Galler milli takımının bu 15 yıl boyunca hiçbir büyük turnuvaya katılmayı başaramaması onun talihsizliği olacaktı.

Neden Big Nev?

Southall’a “Big Nev” deniyordu. Büyük Neville yani. Gerçekten fiziksel olarak da çok uzun boylu olmasa da çok iri bir kaleciydi ama kendisi de kaleciliği de çok büyüktü. Bert Trautmann ve Pat Jennings’den sonra İngiltere Ligi’nden en iyi oyuncu seçilen üçüncü kaleciydi, ondan sonra da hiçbir kaleci bu ünvanı alamadı. Şutları çok iyi karşılaması, hızlı reaksiyon vermesi ve karşı karşıya pozisyonlarda çok çabuk çizgiyi terk etmesi ile ünlüydü. Hep doğru zamanda yere düşer, doğru zamanda topa uçardı. Ve ikinci pozisyonlar için yerden çabul kalkardı. O cüssesiyle bunu nasıl yaptığına akıl sır erdiremezdim. Görüntüsüyle ve özgüveniyle ceza alanında önemli bir caydırıcı güçtü.

Dengesini geliştirmek için boks ve golf ile ilgilendiğini öğrenmiştim, hem fiillen yaparak hem okuyarak. Detaylara önem veren Big Nev için eğer kendisinde 100 şey değiştirdiyse ve bunun sonucunda her şey yüzde 1 daha iyi olacaksa buna değerdi.  Zaman zaman bencillikle suçlanan Southall buna cevap olarak “İyi bir profesyonel sporcu olmak için bencil olmak zorundasın. Bir şeyi yüzde 95 ile yapamazsın, kendini adamalısın. Menajer Howard Kendall son kez takıma geldiğinde bana mükemmel olmaya çalışmayı bırak dediğinde çılgın olduğunu düşünmüştüm.” diyordu. Big Nev’i televizyonda yıllar boyunca ilgiyle izledim. Bunda muhteşem bir kaleci olması etkendi, ama aslında ona bakınca mahallede kavga ayıran, yaşlıların pazar torbalarını taşıyan, fazla kiloları, bıyıkları ve al al yanaklarıyla babacan bir abi görüyordum.

Big Nev’e büyük kurtarışlarıyla veda ediyoruz.

(*)İngiltere Lig Kupası (EFL Cup), o zamanlarki adıyla İngiltere Süt Kupası (Milk Cup) Finali. 

(**)FA Cup, tam adıyla Football Association Challenge Cup’ın kısaca kullanılan adı.

(***)Charity Shield, İngiltere’de lig şampiyonu ile FA Cup şampiyonunun lig başlamadan önce yaptığı kupa karşılaşmasıdır. 2002 yılında Charity Shield olan turnuva adı Community Shield olarak değiştirilmiştir.