Doktor Socrates

“Ben zayıf bir sporcuydum. İdmanları ve spor salonlarını sevmiyordum.” diyor Dr.Socrates.  Socrates, takım arkadaşlarına göre bir antitezdi ama aynı zaman da 1982 Dünya Kupası’nı kazanamayan ama en büyük takımlardan birisi olarak gösterilen Brezilya takımının kaptanıydı. Emsalsiz bir oyuncuydu. Onun gibi bir oyuncu asla olmadı, bir daha da olmayabilir.

Andrew Downie’nin yazdığı biyografii Socrates’ın yazdığı, yayınlanmamış anılara, aynı zamanda oyuncunun arkadaşlarına, meslektaşlarına, antrenörlerine, ailelerine ve diğer kapsamlı araştırmalara dayanıyor. 17 yıldır Brezilya’da yaşayan ve Reuters için Brezilyalı futbol muhabiri olan Downie, şaşırtıcı düzeyde ben merkezli, üstün yetenekli bir adamın dikkat çekici ve eşsiz hikayesini anlatıyor.

Başlangıçtaki yetersiz kas kütlesi gibi sebeplerle Socrates’in seçtiği sporun üst sınırlarında başarılı olmanın bir yolunu bulduğunu öğreniyoruz: “Tek vuruşla futbol oynamaya başladım; top bana geldiğinde mümkün olan en kısa sürede onu ayağımdan çıkardım, çünkü fiziksel temasa girmemeliydi. Bu  tek dokunuş için de sırtım, dizim, topuğumu kullanabiliyordum.”

Ancak Sokrates sadece bir futbolcu değildi. Kariyerine oyuncu olarak başlarken aynı zamanda bir doktordu. Eski kulüpleriyle yapılan anlaşma, onun üniversitedeki dersleri olduğunda idmanlara katılamayacağı ve yalnızca hafta sonlarında oynayabileceği yönündeydi. Benzersiz bir durumdu ancak Socrates’in maçları etkileme kabiliyeti nedeniyle kulüplerin bunu kabul ediyordu.

Ünü büyüdükçe ve sözlerinin ağırlığı arttıkça Socrates, kendisinden önceki futbolculardan farklı olarak siyaset ve halk hareketlerine atıldı. Dr.Socrates, Brezilya’nın Corinthians kulübünde, Corinthians Demokrasisi adlı devrimci bir hareketi yönettiğini anlatıyor. Oyuncuların, kulübün çalışmasının her alanında, söz hakkı olması gerektiğini düşünüyor ve ayrıca, ülkesinin askeri diktatörlüğünden kurtarılması için etkili bir ses oluyor.

Kitabın ana kalbi Socrates’le birlikte yetenekli Zico ve Falcao’lu Brezilya milli takımının kazanmasının beklendiği 1982 Dünya Kupası. Oyunlarının eğlenceli, canlı, büyüleyici ve halkın desteğini alacak şekilde olduğundan bahsediyor. Socrates, İtalya ile oynadıkları ve 3-2 kaybettikleri karşılaşmayı gördüğüm en iyi oyundu diye belirtiyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir