İçeriğe geç

Almanya 1988

1980 Avrupa Şampiyonası Finali’ni izlemiştim ama yaşım çok küçüktü ve turnuvanın kalan kısmı ile ilgili hiçbir fikrim yoktu. Federal Almanya ile Belçika arasındaki o finaldeki kaleciler Schumacher ve Pfaff’ı daha sonra Dünya Kupası’nda da izlediğim için iyi hatırlıyordum. 1982 ve 1986 Dünya Kupaları ile 1984 Avrupa Şampiyonası’ndan sonra sırada 1988 Avrupa Şampiyonası vardı.

Gruplarda Birinci Karşılaşmalar

Açılış karşılaşması A Grubu’nda ev sahibi Federal Almanya ile İtalya arasındaydı ve iki takımda da önceki Dünya Kupaları ve Avrupa Şampiyonası’na göre büyük değişiklikler vardı. Bir dönemin yavaş yavaş kapandığı ortadaydı. Federal Almanya kalesinde Eike Immel oynarken İtalya’nın kalesinde ise Walter Zenga vardı. İkinci yarının başlarında Roberto Mancini ve Andreas Brehme’nin kaydettiği gollerle karşılaşma 1-1 biten bu karşılaşmada sona ermişti. Brehme gol attığı Zenga ile kupa sonrasından itibaren uzun yıllar boyunca Inter’de birlikte forma giyecekti. Gruptaki diğer karşılaşma ise oldukça keyifli geçmiş ve İspanya Danimarka’yı 3-2 yenerek Dünya Kupası’ndaki 5-1’lik galibiyetin rövanşını vermemişti. İlk yarısı 1-1 sona eren ve İspanya’nın 3-1’i yakaladığı karşılaşmada son dakikalarda Povlsen’in golü yeterli olmamıştı. Danimarka takımı kendi ülkelerinde Brondby, Aarhus takımlarında oynayan kalecileri ve birkaç oyuncu hariç Hollanda, Belçika, Federal Almanya ve İngiltere’de top koşturan oyunculardan oluşuyordu. Bu karşılaşmada Brondby’li Schmeichel yedekti ve kalede Aarhus’lu Rasmussen vardı. İspanya’da ise kalede Zubizarreta oynarken Buyo da yedekler arasındaydı. Sahada Real Madrid ağırlıklı bir kadro vardı. Oyuncularının çok büyük kısmı yurt dışında oynayan Danimarka ligleri güçlü olan üç ülke ile aynı gruba düşmüştü.
B Grubu’nda ilk karşılaşmada iki ada ülkesi yani İrlanda Cumhuriyeti, İngiltere oynadı. İrlanda Cumhuriyeti Ray Houghton’ın karşılaşmanın başlarındaki golüyle 1-0 galip gelirken bir kalede Pat Bonner diğer kalede ise Peter Shilton oynuyordu. İrlanda Cumhuriyeti milli takımının 22 kişilik kadrosunda Bonner’la birlikte toplam üç oyuncu Celtic’de oynarken diğerleri İngiltere Ligi’ndeydi. Bir kişi de Fransa’da Le Havre’daydı. İrlanda da oyuncuları yurt dışında oynama anlamında diğer gruptaki Danimarka gibi bir profil çiziyordu.
Gruptaki diğer karşılaşmada ise Sovyetler Birliği, Hollanda’yı ikinci yarının başlarında Rats’ın attığı golle 1-0 yenerken her iki kalede Rinat Dasaev ve Hans van Breukelen oynuyordu. O gün Sovyetler’de sahaya çıkan 11 oyuncudan 9 tanesi Dinamo Kiev’de oynarken sadece kaleci Dasaev ve Khidyatulin, Spartak Moskova’dandı. Sonradan oyuna giren Sergey Aleinikov Dinamo Minsk, Tengiz Sulakvalidze Dinamo Tiflis’dendi. Hollanda ise PSV ve Ajax karması gibiydi; onlara o sırada Milan’da olan Gullit ve van Basten ile Real Zaragoza’dan Rijkaard eklenmişti.
A Grubu ikinci karşılaşmalarının ilkinde İtalya ile İspanya karşı karşıya geldi. İlk karşılaşmalarda İtalya, Federal Almanya ile berabere kalmış, İspanya da Danimarka’yı yenmişti. Vialli’nin karşılaşmanın sonlarına doğru attığı golle 1-0 galip gelen İtalya son karşılaşmalar öncesi önemli bir avantaj yakalamıştı. Gruptan iki takım yarı finale çıkacaktı. İtalya’da Milano’nun iki kulübü Milan ve Inter’in ön planda olduğu görülüyordu ve 2 kulüpten 7 oyuncu ilk onbirde yer almıştı. Kaleci Interli Zenga’nın önündeki dörtlü savunma Milan ve Inter karmasıydı. Forvet ise Sampdorialı iki oyuncudan oluşmuştu. İspanya milli takımı ise Real Madrid ağırlıklıydı. Diğer kalede ise o yıllarda hep olduğu gibi Zubizarreta vardı. Iki efsane kaleci karşı karşıyaydı.

Gruplarda İkinci Karşılaşmalar

A Grubunda ikinci karşılaşmaların ikincisinde evsahibi Federal Almanya ile Danimarka karşı karşıya geldi. Federal Almanya bir beraberlikle sahadaydı, Danimarka ise İspanya’ya kaybetmişti. Federal Almanya kalesinde VfB Stuttgart’lı Eike Immel oynarken onun yedeği 1.FC Köln’lü Bodo Illgner’di. Savunmada yine VfB Stuttgart’lı Buchwald yanı sıra Herget (Bayer Uerdingen), Kohler (1.FC Köln) ve Brehme (Bayern Munchen) oynarken diğer oyuncular Matthaus (Bayern Munchen), Rolff (Bayer Leverkusen), Thon (Schalke 04), Littbarski (1.FC Köln), Voller (AS Roma), Klinsmann (VfB Stuttgart), şeklindeydi.
Danimarka’nın kalesinde ise ikinci karşılaşmada Peter Schmeichel (Brondby) oynuyordu. Schmeichel o turnuvada 25 yaşındaydı ve Umited’a gitmesine daha üç yıl vardı. Onun önünde ise Jan Heintze (PSV Eindhoven), Morten Olsen (1.FC Köln), Lars Olsen (Brondby), John Sivebæk (Saint Etienne), Ivan Nielsen (PSV Eindhoven), Søren Lerby (PSV Eindhoven), Michael Laudrup (Juventus), Kim Wilfort (Brondby), Preben Elkjær-Larsen (Hellas Verona), Flemming Povlsen (1.FC Köln)
Sahada tam 5 tane 1.FC Köln oyuncusu vardı. Karşılaşmayı Almanlar başlarda Jurgen Klinsmann sonlarda da Olaf Thon’un golleri ile 2-0 kazanmıştı. Fotoğraftaki Danimarka için ise kupa pek iyi geçmiyordu.
B Grubunda ilk karşılaşmalarını 1-0 kazanmış olan İrlanda Cumhuriyeti ve Sovyetler Birliği sahadaydı. İrlanda takımı İngiltere Ligi ve İskoç Celtic karmasıydı. İlk karşılaşmadan farklı olarak sakat Paul McGrath’ın yerine Everton’dan Kevin Sheedy sahadaydı. Kalede yine Celtic kalecisi Pat Bonner vardı. Sovyetler Birliği’nin Dinamo Kiev ağırlıklı kadrosuna iki Spartak Moskovalı Dasaev ve Khidyatullin ile Dinamo Minskli Aleinikov ve Dinamo Tiflisli Sulakvelidze katılmıştı. Oyunun ikinci yarısında Sulakvelidze’nin yerine bu sefer yine Dinamo Minskli Sergey Gotsmanov oynamıştı. Kaleci değişikliği de olan karşılaşmada Dinamo Kievli Victor Chanov da kaptan Rinat Dasaev’in yerine 68.dakikada dahil olmuştu.
Karşılaşma ilk yarıda Liverpoollu Ronnie Whelan ve ikinci yarıda Dinamo Kievli Oleg Protasov’un karşılıklı golleriyle 1-1 sona ermişti.
B Grubunda ikinci karşılaşmada Hollanda ve İngiltere sahadaydı. SSCB’ye karşı kaybedilen karşılaşmada Van Basten yedekler arasındayken bu karşılaşmada sahadaydı ve nasıl bir oyuncu olduğunu o gün gösterecekti. Rinus Michels’in ekibinin sahasından çıkmasına izin vermeyen İngiltere’de Glenn Hoddle iyi bir oyun kurucu olduğunu gösteriyordu. Lineker’in Van Breukelen’i geçerek çaprazdan yaptığı vuruş direkten dönerken daha sonrasında Hoddle’ın serbest vuruşu da direğe çarparak kaleye paralel gitmişti. İlk yarı biterken Ruud Gullit, Gary Stevens devre dışı bırakarak topu Van Basten’a aktardı ve o da Tony Adams’i bir dönüşle geçti ve Shilton’ın yanında topu köşeye bıraktı.
İkinci yarıda Bryan Robson, Lineker ile yaptığı paslaşma sonunda penaltı noktasına doğru daldı ve vuruşunda Van Breukelen’dan dönen top yine kendisine çarparak ağlara gitti. Ancak sonrasında İngiltere savunmasındaki açıklar onlara pahalıya patladı ve önce yine Gullit’in pasıyla sonra da Erwin Koeman’ın kornerden gelen topuyla Van Basten hat trick yaptı. 3-1’lik mağlubiyet ile İngiltere için kupa bitmişti. İkinci karşılaşmalar sonunda Sovyetler Birliği ve İrlanda Cumhuriyeti 3 puanda, Hollanda 2 puandaydı, İngiltere henüz puan alamamıştı.
A Grubunda üçüncü ve son karşılaşmalara gelinmişti. İtalya ile Danimarka karşı karşıya gelirken ilk iki karşılaşmasını kaybeden Danimarka’nın bir iddiası yoktu. İtalya ise kazanarak yarı finali diğer karşılaşmanın sonucuna bağlamamak amacındaydı. O dönemde Avrupa Şampiyonası kadrosunda ikisi kaleci olmak 20 oyuncu bulunuyordu. İtalya’nın kadrosunda o dönemin ön plana çıkan kulüpleri Milan, Inter ve Napoli’den dörder, Sampdoria’dan üç oyuncu bulunmaktaydı. Danimarka ise Aarhus ve Brondby’den toplam 7 oyuncu dışında 1.FC Köln, PSV Eindhoven ve İtalyan kulüpleri başta olmak üzere yurt dışında kariyerlerine devam eden oyunculardan oluşuyordu. Danimarka’nın iki kalecisinden Troels Rasmussen Aarhus, Peter Schmeichel ise Brondby kalesindeydi. İtalya sonradan oyuna giren iki oyuncusu Alessandro Altobelli ve Luigi De Agostini’nin golleri ile karşılaşmadan 2-0 galip ayrılarak yarı finale yükselirken Danimarka puan alamadan turnuvaya veda ediyordu.

Gruplarda Üçüncü Karşılaşmalar

A Grubunda İtalya-Danimarka karşılaşması ile aynı saatte Federal Almanya-İspanya karşılaşması oynanmıştı. 1982 Dünya Kupası’nda Federal Almanya ve Avusturya’nın birlikte Cezayir’i eledikleri ve büyük tepki çeken karşılaşma gruplarda son karşılaşmaların aynı anda oynanması sonucunu getirmişti. “Bir maraz bin nasihattan iyidir” derler. Federal Almanya kupada 1.FC.Köln, Bayern Münih ve VfB Stuttgart ağırlıklı bir kadro ile mücadele ederken 20 kişilik İspanya kadrosunun neredeyse yarısı Real Madrid’dendi. Federal Almanya’nın iki kalecisi Eike Immel (VfB Stuttgart) ve Bodo Ilgner (1.FC Köln)’di. Eike Immel birinci kaleciydi. İspanya’da ise Andoni Zubizarreta (Barcelona) ve Paco Buyo (Real Madrid) kaleci olarak kadrodaydı ve Zubizarreta oynuyordu. AS Roma’lı Rudi Völler’in her iki yarıda attığı gollerle Federal Almanya 2-0 galip gelerek 5 puan ve averajla İtalya’nın önünde grup birincisi olmuştu. İspanya ise sadece Danimarka’yı yenerken aldığı puanlarla kupaya veda etmişti. O zamanlar henüz 2 puan uygulaması vardı.
B Grubu son karşılaşmalarının ilkinde Hollanda ve İrlanda Cumhuriyeti karşı karşıya geldi.
Uzun süre 0-0 devam eden oyuna ikinci yarıda giren PSV.li Wim Kieft 82.dakikada attığı görseldeki golle takımına yarı finali getirmişti. Bu gol olmasaydı yarı finale Irlandalılar çıkıyordu. Kieft, Ajax’da yetişmiş ve sonra Pisa, Torino’da oynayıp ülkesine bu sefer PSV’ye dönmüştü.
Golde kaleci Pat Bonner’ın çabası yeterli olmuyor. Bonner, 20 yıllık profesyonel hayatının tamamını Iskoçya’da ve Celtic’de geçirmiş ve 80 kez de milli takım forması giymişti.
1988 Avrupa Futbol Şampiyonasında B Grubunda Hollanda-İrlanda Cumhuriyeti karşılaşması ile aynı saatte Sovyetler Birliği-İngiltere karşılaşması oynanmıştı. Bu karşılaşma gruplardaki son hikayemiz… İlk iki karşılaşmasını kaybeden İngiltere’nin bir iddiası kalmamıştı, ancak yine de kadroda çok az değişiklikle sahadaydılar. En önemli değişiklik kaledeydi ve Chris Woods oynamıştı. Sovyetler Birliği’nin kalesinde ise yine Rinat Dasaev kaptan olarak yer almıştı.
Chris Woods, şampiyona sırasında İskoçya’da Glasgow Rangers kalecisiydi. Futbola Nottingham Forest’de başlamıştı. Daha sonra sırasıyla Queens Park Rangers, Norwich City, Glasgow Rangers, Sheffield Wednesday gibi kulüplerde uzun süre forma giymişti. Son iki yılında ise kısa sürelerle ABD’de Colorado Rapids, ülkesinde Sunderland ve Burnley tecrübelerinden sonra 1976-1998 arasındaki kariyerini sonlandırmıştı. En verimli olduğu zamanların çok büyük kısmında Peter Shilton gibi birisinin varlığına rağmen 43 kez İngiltere milli takım formasını giymişti.
Karşılaşmanın başında Sergei Aleinikov’un golüyle Sovyetler Birliği öne geçerken, Tony Adams ile İngilizler beraberliği yakalamıştı. Daha sonra Oleksiy Mykhailychenko’nun golüyle ilk yarı 2-1 sona ermişti. İkinci yarıda sonradan oyuna giren Sergei Gotsmanov’un son dakikalardaki golüyle Sovyetler Birliği 3-1 galip gelerek grup birincisi olarak yarı finale çıkmıştı. İngiltere ise hiç puan almadan kupaya veda etmişti.
Yarı finalde eşleşmeler: Sovyetler Birliği – İtalya ve Federal Almanya – Hollanda

Yarı Finaller

İlk yarı finalde ev sahibi Federal Almanya ile Hollanda karşı karşıya geldi. İki komşu ülke arasında büyük bir rekabet söz konusuydu ve bu rekabet 1974 Dünya Kupası Finali’nde en yüksek seviyeye çıkmıştı. Kadrolar aşağıdaki gibiydi.
Federal Almanya: Immel, Herget (Pflügler 44.dak), Kohler, Borowka, Brehme, Matthäus, Rolff, Thon, Mill (Littbarski 79.dak.), Klinsmann, Völler.
Hollanda: Van Breukelen, Van Aerle, Ronald Koeman, Rijkaard, Van Tiggelen, Wouters, Arnold Mühren (Kieft 58.dak.), Vanenburg, Erwin Koeman (Suvrijn 89.dak), Gullit, Van Basten.
Gergin başlayan karşılaşmanın ilk yarısı golsüz tamamlandıktan sonra 55.dakikada Frank Rijkaard’ın Jurgen Klinsmann’a yaptığı penaltıyı Lothar Matthäus’un gole çevirince Almanlar öne geçmişti. 74.dakikada Jürgen Kohler and Van Basten aynı anda topa hareketlenmiş ve bu hareketlenmenin sonu yeni bir penaltı olmuştu. Bu sefer de Ronald Koeman’ın penaltı golüyle beraberlik gelmişti. 88.dakikada Jan Wouters topu Marco van Basten’a geçirmiş ve onun vuruşuna onu savunmakla görevli Jurgen Kohler engel olamamıştı. Hollanda kötü başladığı turnuvada şimdi finaldeydi.
Diğer yarı finalde Sovyetler Birliği ve İtalya karşı karşıya geldi. İtalya oldukça genç bir kadro ile sahadaydı. Yaşı en büyük oyuncular kaleci Zenga (28), Baresi (28) ve Ancelotti (29)’ydi. Onlar dışındaki bütün oyuncular 24 yaş ve altındaydı ki Maldini sadece 19 yaşındaydı. Sovyetler Birliği daha kıdemli oyunculardan oluşurken sahanın da en büyüğü olan Rinat Dasaev 31 yaşındeyken en genç oyuncuları 24 yaşındaydı. Sahadaki kadroda 7 Dinamo Kiev’li, 2 Spartak Moskova’lı ve 2 Dinamo Minsk’li oyuncu vardı. İlk yarı birçok karşılaşmada olduğu gibi 0-0 biterken ikinci yarıda Sovyetlerin en genç iki oyuncusu 58.dakikada Litovchenko ve 62.dakikada Protasov’un golleriyle Hollanda’nın finaldeki rakibi Sovyetler Birliği olmuştu.

Final

Final karşılaşması Münih Olimpiyat Stadyumundaydı. Fransız hakem Michel Vautrot’un yönettiği karşılaşmada kadrolar şu şekildeydi:
Hollanda: Van Breukelen, Van Aerle, Van Tiggelen, Wouters, Rijkaard, R. Koeman, Vanenburg, Gullit, Van Basten, E. Koeman, Mühren
SSCB: Dasayev, Demianenko, Aleinikov, Khidiatulin, Rats, Litovchenko, Zavarov, Mikhailichenko, Gotsmanov, Belanov, Protasov
Finalde SSCB, Kouznetsov‘un yokluğuna rağmen oldukça etkili bir oyun sergiledi. Ancak, Hollanda, Gullit‘in 32.dakikadaki kafa golüyle ilk yarıyı 1-0 galip kapatan taraf oldu. Hollandalılar ikinci yarıda 53.dakikada Van Basten‘in inanılmaz vuruşuyla ters açıdan atılan bir gol ile farkı ikiye çıkartırken SSCB’de golcü Belanov, kazanılan penaltıyı dışarı atınca, karşılaşma Hollanda’nın 2-0 üstünlüğüyle sona erdi. Hollanda, Rinus Michels‘in teknik adamlığında ilk defa gerçek bir zafere ulaşmıştı. 1970‘lerde son anda kaçan fırsatlardan sonra, bu şampiyonluk Hollanda için önemliydi.
Hiçbir oyuncunun kırmızı kart görmediği turnuvada hiçbir karşılaşmanın uzatma ve penaltılara gitmediği turnuvada elemelerde yer alan ancak finallere gidemeyen 24 ülke: Türkiye, Yugoslavya, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk, Kıbrıs Rum Kesimi, Çekoslovakya, Polonya, Macaristan, Avusturya, Belçika, İsviçre, Lüksemburg, Portekiz, Fransa, Malta, İskoçya, Kuzey İrlanda, Galler, İsveç, Norveç, Finlandiya, İzlanda
1988’de UEFA’nın 32 üyesi elemelere katılırken ve 2016 Finalleri için 54 üye mücadelenin içindeydi. 1988’de 8 üye finallerdeydi ve 2016’da ise 24. Yani 1988’de yüzde 25 üye finallerdeyken 2016’da bu oran yüzde 44 olmuştu.

Tarih:Blog Başlangıcı

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: