Beş Büyük Lig ve Türkiye Ligi Karşılaştırması

2017 – 18 Sezonu 

Almanya, Fransa, İtalya İspanya ve İngiltere Ligi kalecilerinin 2017-2018 Sezonu istatistik ve analizlerini blogumda daha önce paylaşmıştım. Bu yazıda beş ligin karşılaştırmasını ve Türkiye Liginin bu liglere göre durumunu değerlendirmek amacındayım. Böylece ortalama olarak liglerde yaş, ülke, oynama süreleri, gollük pozisyonlar, kurtarışlar, gol yemeden tamamlanan karşılaşmalarda ne gibi sonuçlar ortaya çıkıyor, genel içinde hangi kaleciler ön plana çıkıyor  görme şansı ortaya çıkabilir.

***

Kalecilerin Ülke ve Yaş Analizleri

Analiz ettiğim liglerde sezon boyunca belli sayıda karşılaşmaya çıkan kalecileri değerlendirmeye aldım. Buna göre Almanya’da 19, diğer dört ligde 22’şer kaleci bu analizlerde yer alırken Almanya Liginde 18 takım, diğer dört ligde 20 takım var. Bu, beş ligin istikrar anlamında paralel olduğunu gösteriyor. Beş büyük lig dışında değerlendirme aldığım 18 takımlı Türkiye Liginden sadece 15 kalecinin istatistik için hatırı sayılır sayıda karşılaşmada oynamış olması ile istikrar anlamında geride kaldığı görülüyor.

Beş büyük ligde düzenli oynamış kalecilerin yaş ortalaması 28.8. İspanya 27.73 ortalama ile en genç kalecilere sahip. Onu Almanya 28.05 ile takip ediyor. Fransa da 28.5 ile genel ortalamanın altında yer alıyor. İtalya ve İngiltere ise 29.41 ile 30.32 yaş ortalamaları ile genel ortalama olan 28.8’in üzerinde. Türkiye Liginde yaş ortalaması 31.6’ya çıkıyor.

Beş büyük ligde en kıdemli kalecilerin üçü de İtalya Liginden: Albano Bizzarri (Udinese), Gianluigi Buffon (Juventus) 40 yaşında ve Stefano Sorrentino (Chievo) 39 yaşında.

Bu 5 büyük ligde  2017-18 Sezonunda 31 farklı ülkeden 107 kaleci önemli süreler aldı. Tabii ki liglerin  mensubu olduğu ülkelerden kalecilerin sayısı en fazla. İspanya 17 kaleci ile en yüksek rakama sahipken bu kalecilerden 14 tanesi La Liga’da 2 tanesi Premier League’de ve 1 tanesi de Serie A’da yer aldı. İkinci sırada Fransız kaleciler var ve 13 tanesi kendi ülke liglerinde, 1 tanesi de Premier League’de görev yaptı. Üçüncü sırada 13 kişi Alman kalecileri görüyoruz ve onların da 11 tanesi Bundesliga’da, 1 tanesi Premier League’de, 1 tanesi de La Liga’da. Bu grubu takip eden 12 İtalyan kalecinin hepsi Serie A’da oynadı. Premier League değerlendirmeye alınan ligler içinde kendi ülke kalecilerinin azınlıkta olduğu tek lig ve sadece 7 İngiliz kaleci var.

Beş büyük ülke vatandaşı kalecilerden sonra en kalabalık grup 5 kişi ile Brezilyalılar ve 4 kişi ile Arjantinliler. Daha sonra Belçikalı, Çek, İsviçreli ve Sloven kaleciler üçer kaleci ile geliyor. İkişer kaleci ile bu beş ligde yer alan ülkeler ise Arnavutluk, Danimarka ve Polonya. Bu kalecilerin en azından önemli kısmının yakın ülke liglerini tercih etmesi gibi bir durumda dikkat çekici; Belçikalıların Premier League ve Bundesliga’da, İsviçrelilerin Bundesliga’da, Arnavutların ve Slovenlerin Serie A’da olması gibi; tabii ki hepsi bu şekilde değil.

***

En Çok Süre Alan Kaleciler

Değerlendirmeye alına 107 kaleciden 20 tanesi bütün karşılaşmalarda ve 90 dakikanın tamamında görev yapmış. Bu 23 kaleciden 6 tanesi Almanya, 5 tanesi İngiltere, 5 tanesi İtalya ve 4 tanesi Fransa Liginden. İlginç olan İspanya Liginden bunu başarabilen bir kaleci olmaması ki bu sezon bu ligde 50 kaleci bir karşılaşmada olsa da oynadı. Türkiye Liginde bunu başarabilen ise iki kaleci var: Fabri (Beşiktaş) ve Volkan Babacan (Başakşehir). Ancak İspanya bütün karşılaşmalarda 90 dakika oynayan kalecisi olmasa da Türkiye’ye göre istikrarlı yani belli bir karşılaşma üzerinde oynayan kaleci sayısı daha fazla.

***

Gollük Pozisyonlar

Bu değerlendirmede birçok rakamdan bahsedeceğiz ama aslında iki ana konumuz olacak

Birincisi dakika başına yenilen gol ve kurtarış: Yani kalecilerin oynadıkları süreyi de dikkate alarak 90 dakikada kalelerinde kaç gol gördüler ve kaç gollük kurtarış yaptılar?

Böyle bir oranlamada çok küçük yüzdeler çıkacağı için daha kolay anlaşılması amacıyla çıkan oranları 90 ile çarparak ortalama bir karşılaşmada ne oluyor onu bulmayı hedefledim. Bazı karşılaşamalardaki kırmızı kartlar, kaleci değişiklikleri vs sebeplerle farklılıklar oluşmasın diye önce sezon boyunca oynadıkları toplam dakikaya bölme ve sonra 90 ile çarpma daha sağlıklı bir sonuç verdi.

İkincisi ise karşılaştıkları gollük pozisyonlardan yüzde kaçı gol oldu?: Bunun için de kalede görülen gol sayısını toplam gollük pozisyona böldüm.

Tabii ki birçok hesaplama yapılabilir ama bir noktada tercihler yapmak gerekiyor. İstatistikler ise hep uluslararası düzeyde kabul edilen gollük pozisyon kurtarış vs rakamları. Gollük pozisyondan kasıt kaleci tutmadığında ya da yumruk, tokat vs ile uzaklaştırmadığında kaleye girecek bir pozisyon.

***

Detay Rakamlar

Bunun nasıl hesaplandığını daha önceki bütün yazılarda açıklamıştım; ancak bir kez daha açıklamakta fayda var. Jordan Pickford örneği üzerinden açıklayayım. Pickford 38 karşılaşmada 3420 dakika görev yapmış. Bu karşılaşmalarda kalesinde 58 gol görmüş ve 121 gollük kurtarış yapmış, yani toplam 179 adet gollük pozisyonla karşılaşmış. Önce 58, 121, 179 rakamlarını ayrı ayrı 3420’ye böldüğümüzde sırasıyla 0.01696; 0.03538 ve 0.05234 oranlarına ulaşılıyor. Daha sonra da bunları 90 ile çarpınca da sırasıyla 1.53; 3.18 ve 4.71 oranları ortaya çıkıyor. Yani Pickford sezon ortalaması olarak 90 dakikalık bir karşılaşmada ortalama olarak 4.71 gollük pozisyona maruz kalırken 3.18 kurtarış yapmış ve kalesinde 1.53 gol görmüş.

Beş büyük ligde istatistik olarak değerlendirmeye aldığım 107 kalecinin genel  ortalaması nedir diye bakınca: 90 dakika başına 4.27 gollük pozisyon, 2.91 kurtarış ve 1.36 gol ortalaması çıkıyor. Türkiye’de de durum farklı değil, 4.26 gollük pozisyon, 2.92 kurtarış ve 1.34 gol ortalaması gerçekleşmiş durumda. Ülke bazında bu beş büyük lige bakınca da farklılıklar var. En çok gol pozisyonu gerçekleşen lig 4.44 ile Almanya ve kurtarış olarak da bu lig 3.05 ile önde. En az gollük pozisyon ve en az kurtarış gerçekleşen lig ise İngiltere; rakamlar da sırasıyla 4.11 ve 2.73. Gollük pozisyonlarda en az gol gerçekleşen lig ise İtalya Ligi ve ortalama rakam da 1.31.

Beş büyük ligin gollük pozisyon kurtarma ortalaması yüzde 68 ve bu Türkiye için de yüzde 69 olarak gerçekleşmiş. İtalya yüzde 70 ortalama ile bu konuda önde ve İngiltere ise yüzde 66 oran ile en geride.

Diyebiliriz ki bir ligde ortalama olarak bir karşılaşmada 4 – 4.50 arasında gollük pozisyon gerçekleşirken ortalama olarak bunların 1.30 – 1.45’i gol oluyor. Yani her 3 gollük pozisyondan birisi gol oluyor. Fark kaleci detayında yatıyor.

Peki bu rakamlarda kaleci bazında ilginç neler oluyor?

Küme düşen Verona kalecisi Nicholas Andrade 90 dakika başına 6.53 pozisyonla bu konuda lider ve tabii oldukça talihsiz. Bu kadar pozisyon veren Verona’nın düşmesi de gayet doğal ki Brezilyalı Andrade yüzde 70 gibi çok iyi bir gollük pozisyon kurtarma oranına sahip. Aynı durum Stoke City kalecisi Jack Butland için de geçerli o da yüzde 70 orna sahip ama 90 dakika başına gollük pozisyon oranı 5.77. Onlar da küme düştüler. Zaten gollük pozisyon oranları düşük kaleciler genelde takımları ilk sıralarda yer alan kaleciler.

***

Gol Yemeden Tamamlanan Karşılaşma Yüzdeleri

Bu beş lig ortalamasında kaleciler karşılaşmaların yüzde 28’ini gol yemeden tamamlarken Türkiye’de bu oran yüzde 27. İngiltere Ligi ortalaması yüzde 36 ve İspanya Ligi ortalaması ise yüzde 37, ancak bu farklı durumun oluşmasında Jan Oblak, Loris Karius ve Andre ter Stegen gibi yüzde 50’nin üzerinde ortalamaya sahip bazı kaleciler etken.

Aslında Türkiye Liginde istikrarlı oynayan kalecilerin ortalamalarda beş büyük ligdekilerden çok farklı olmadıkları görülüyor. Peki neden bu beş ligin takımları hep zirvedeyken Türkiye Ligi takımları ilerilere gidemiyor. Bu istatistiklerle hem kalecilere hem savunmalara hem de golcülere bakmış oluyoruz aslında. Acaba bu istatistikler benzer rakam ve oranlar çıksa da her ligin zorluk derecesine göre farklı anlamlar mı ifade ediyor?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir