Uli Stein

Mayıs 1983

Bir önceki yıl izlediğim Dünya Kupası ile Türkiye Ligi dışındaki karşılaşmalar, takımlar, oyuncular çok daha fazla ilgimi çekmeye başlamıştı. Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finali için televizyonun karşısına geçmiştim. Bir tarafta Dünya Kupası’ndan birçok oyuncusunu tanıdığım Juventus vardı, diğer takım ise Hamburg’du. Hamburg’u takım olarak bir önceki sezon UEFA Kupası Finali’nden, Magath, Hrubesch gibi bazı oyuncularını da Dünya Kupası’ndan hatırlıyordum. Juventus’un kalesinde Dino Zoff vardı ve efsane kaleci artık 41 yaşındaydı; kariyerinin son günlerinde böyle bir karşılaşmaya çıkmıştı. Diğer kalede ise Uli Stein vardı, onu Zoff’a göre çok daha uzun süre takip edebilecektim ve iyi ki takip etmiştim.

Hamburg o dönemlerin ismi en çok duyulan takımlarındandı ve karşılaşmaya iyi başlamış, 9.dakikada Felix Magath’in muhtesem golüyle de öne geçmişti. Juventus neredeyse İtalya milli takımı’ydı ve onlara Platini ile Boniek gibi iki önemli oyuncu eklenmişti. Kalan 81 dakika neredeyse Juventus ile kaleci Uli Stein arasında geçmişti, ama o gün başka gol olmayacak ve kupayı Hamburg kazanacaktı. Uzun zamandır ilk kez İngilizler finalde yoktu ve Hamburg, Juventus gibi bir takıma karşı Uli Stein’ın da inanılmaz performansıyla kupaya uzanmayı başarmıştı.

Yıllar sonra okuduğum bir yazıda ünlü Teknik Direktör Ernst Happel ‘Uli Stein benim favori kalecimdir, çünkü o kafayı yemiş herifin biridir!’ demişti.  Kimdi bu Uli Stein?

Ulrich Stein

1954 yılında Hamburg’da dünyaya gelen Ulrich, kalecilik kariyerine amatör 1.FC Wunstorf’da başlamıştı. A takımında üç sezon oynadıktan sonra 2.Lig’de yer alan Arminia Bielefeld’e transfer olmuştu.

Ulrich Stein’in 22 yaşında geldiği ikinci ligdeki takımında Teknik Direktör daha sonra ülkemizde de çalışacak olan Karl Heinz Feldkamp’dı. İkinci Ligin Kuzey grubunda, Stein’in ilk sezonunda yaşanan ikincilikten sonra ikinci sezonda şampiyonluk geliyor ve Arminia Bielefeld, Bundesliga’ya yükseliyordu. Ulrich Stein ya da bilinen ismiyle Uli Stein, 1978 yılında ve 24 yaşında ilk kez en üst ligde oynama fırsatını buluyordu. İlk yarısını orta sıralarda tamamladıkları ligde tecrübesizliklerinin kurbanı oluyorlar ve aradaki teknik direktör değişlikliğiyle takımın başına gelen sonradan ismini çok duyacağımız Otto Rehhagel de takımı kurtaramıyor, geldikleri yere geri dönüyorlardı. Uli Stein, Bundesliga’daki ilk sezonunda kalesinde 34 karşılaşmada 56 gol görmüştü. Bir sonraki sezon yine Otto Rehhagel yönetiminde 2.Lig Kuzey grubunda sezon boyunca müthiş bir performans göstererek toplam 120 gol atarak yeniden Bundesliga’ya dönerlerken Uli Stein da kalesinde karşılaşma başına bir golden daha az gol görerek dikkat çekiyordu. Arminia Bilefeld kupada da üçüncü tura kadar yükselmiş ve o zaman da Bundesliga’nın güçlü takımlarından olan Borussia Dortmund’a kök söktürmüş, ancak uzatmalarda kaybetmişlerdi.

Hamburger SV

1979-80 sezonunu Bayern Münih ile aynı averajla bitirmesine rağmen sadece 2 puan farkla ikinci olan Hamburg, tam adıyla Hamburger SV, kaleci Rudi Kargus ile yollarını ayırmıştı ve yeni bir kaleci arayışındaydı. Bu arayış artık 26 yaşında olan Uli Stein için önemli bir fırsat olacak ve o dönemin iyi takımlarından Hamburg’un yolunu tutacaktı. İlk sezonunda takımı yine Bayern Münih’in ardından ikinci sırada yer alacak ve Stein, neredeyse ikinci lig şampiyonluğu ile birinci lig şampiyonluğunu arka arkaya kazanacaktı. Hamburg Avrupa’da ise Saint Etienne’e her iki karşılaşmada yenilerek UEFA Kupası’na üçüncü turda veda etmişti. Stein için ilk Avrupa Kupası tecrübesi çok iyi geçmemişti.

UEFA Kupası

Hamburg’da 1981-82 sezonunda teknik direktörlüğe Avusturyalı Ernst Happel getirilmişti. Sezona iyi başlayan takım bir yandan ligde ilerlerken UEFA Kupası’nda sırasıyla Hollanda’nın Utrecht, Fransa’nın Bordeaux, İskoçya’nın Aberdeen ve İsviçre’nin Neuchatel Xamax takımlarını çok gollü geçen karşılaşmalar sonunda eleyerek yarı finale kalmıştı. Yarı finalde deplasmanda Yugoslavya’nın Radnicki takımının karşısına çıkmışlar ve ilk karşılaşmayı 2-1 kaybetmişlerdi. Hamburg’daki ikinci karşılaşmada takımın gösterdiği müthiş performansla gelen 5-1’lik galibiyet finale yükselmelerini sağlamıştı. Finalde takım, İsveç’in IFK Göteborg takımına karşı iki karşılaşmada da varlık gösterememiş, 1980 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası’nda finalde Nottingham Forest’e kaybedildikten sonra ikinci kez Avrupa’da finalde yine bir kupaya uzanamamıştı. Ancak ligde üç yıl arada sonra gelen şampiyonluk yeni büyük başarıların habercisiydi. Uli Stein takımıyla birlikte gösterdiği önemli performansa rağmen Dünya Kupası kadrosunda oynamak bir yana, yer dahi bulamamıştı. Schumacher kalede oynamıştı ve Teknik Direktör Derwall belki de “kalede bir deli yeterli”diye düşünmüştü. Hamburg benim için artık hep ismi en çok duyulan takımlar arasındaydı.

Şampiyon Kulüpler Kupası

Ligde bu sefer de Werder Bremen ile mücadeleye girilmiş ve sezon sonunda averajla da olsa yeniden şampiyonluğa ulaşılmıştı. Bunda karşılaşma başına kalesinde sadece 1 gol gibi gören Uli Stein’in büyük etkisi vardı. Bunun yanı sıra asıl büyük başarı 1979-80 sezonundan üç yıl sonra ikinci kez Şampiyon Kulüpler Kupası’nda finalde yer almak olmuştu. Finale giden yolda sırasıyla Doğu Almanya’dan Dinamo Berlin, Yunanistan’dan Olympiakos, Sovyetler Birliği’nden Dinamo Kiev ve İspanya’dan Real Sociedad kupa dışına itilmiş ve bu süreç boyunca Uli Stein sadece beş gole izin vermişti. Finalde Juventus’a karşı kazanan Hamburg ve Uli Stein’a hayranlığımın en üst seviyeye çıktığı sezon 1982-83 sezonuydu.

1983-84 sezonunda ligde Hamburg, Stuttgart ve Borussia Monchengladbach ile aynı puanı almıştı ve bu üçlü içinde Stuttgart şampiyonluğu averajla kazanırken Hamburg kendine ikinci sırada yer bulmuştu. Hamburg son hafta Stuttgart’ı deplasmanda 1-0 yenmesine rağmen rakibinin son haftadan önceki beş haftada 21 gol atması gibi bir gerçek vardı. Uli Stein kalesinde en az gol gören ikinci kaleci olacaktı. Hamburg Şampiyon Kulüpler Kupası’nda ise ikinci turda Dinamo Bükreş’e elenerek kupaya erken veda etmişti. Daha sonraki iki sezon Hamburg için pek iyi geçmemişti, ancak Uli Stein bireysel performans olarak yine beli bir seviyedeydi.
Beckenbauer, 1986 Dünya Kupası’nda Uli Stein’i Schumacher’in arkasinda ikinci kaleci olarak yerleştirmişti. Bunun üzerine Uli Stein, Beckenbauer’in geçmişte reklamında oynadığı çorba (Suppe) reklamından yola çıkarak bir kelime oyunuyla ona hakaret etmişti. Takım arkadaşları için de idiot diyen Stein başkan Hermann Neuberger tarafından takımdan kovulmuştu.

1986-87 sezonunda yeniden toparlanan Hamburg, Bayern Münih’in ardından ikinci sırayı almıştı ama bu sezon Uli Stein’in Hamburg’daki son sezonu olmuştu. Efsane olduğu bu takım ile ilişkisini bitiren ise, kırmızı kart aldığı bir karşılaşmadan sonra Augsburg seyircisine gösterdiği parmak ile Bayern Münih’li Wegmann’a indirdiği yumruktu. Bu yumruk sonrasında aldığı 10 maçlık ceza ile bileti kesilmişti.

Eintracht Frankfurt

Daha sonra transfer olduğu takımda da Hamburg’da olduğu gibi yedi sezon geçirecekti. Bu dönemde bir kez Almanya Kupası’nı kazanırlarken, ligde de genelde üç ile beşinci sırasında yer almışlardı. Geçmişte büyük başarıları olan Eintracht Frankfurt’un o dönemlerde çok iyi olduğu söylenemezdi, ama Uli Stein’in takıma sınıf atlattığı söyleniyordu. Peki bu takımda neler oluyordu?

1988/89 sezonunun ilk karşılaşmasında Bayern Münih ile oynarlarken ve durum 0-0 iken hakem penaltı noktasını göstermişti. Karara itiraz eden Uli Stein, kaleye geçmeyi reddetmiş, hakemin ısrarlarına rağmen kaleye geçmeyince kırmızı kartı görmüştü. 1989-90 sezonunda yine bir Bayern karşılaşmasının devre arasında Teknik Direktör Jörg Bergers takımı saymış ve bir kişinin olmadığını görmüştü. Bu kişi Uli Stein’dı. Bergers bu durum karşısında çok sinirlenince diğer oyuncular onu sakinleştirmiş ve ona “Uli tuvalette sigara içiyor, sinirlenmeyin, onun buna ihtiyacı var” demişti.

1990 Dünya Kupası için Beckenbauer onu en deneyimli ve aynı zamanda uzak ara en iyi kaleci olarak değerlendirdiği için götürmek istediğinde Federasyon’dan ısrarla “Stein bir daha milli takim formasını giyemez” cevabını almıştı.

1994’de Eintracht Frankfurt ile yollarını ayırdıktan sonra birer sezon daha eski kulüpleri Hamburg ve Arminia Bielefeld’de oynadıktan sonra Bilefeld ile 42 yaşında yeni sözleşme imzalamak üzereyken yeni teknik direktör Georg Volkert tek bir şart öne sürerek şunu demişti: “Bu takım senin disiplinsizligin nedeniyle bir maç kaybederse sen de tek kuruş göremezsin.” Stein ise şu cevabı vermiş: “Bu imkansiz. Düşün ki bir defans oyuncum rakibi bırakıp gole gitmesine izin veriyor, koşmuyor. O anda o sinirle onu öldürürüm ben.. ” ve sözleşmeyi imzalamamıştı.

Kaleciliği Bırakmak İstemeyen Adam

Biraz ara verdikten sonra 45 yaşında tekrar alt liglerde kaleciliğe dönen Uli Stein, son olarak VfB Fichte Bielefeld takiminda 49 yaşındayken inanılmaz kurtarışlar yapmaya devam etmişti.

Neredeyse elli yaşına kadar kalecilik yapan Uli Stein, 80’li yılların başından 90’ların ortasına kadar döneminin en iyilerinden birisiydi.. Bundesliga’da 1978 yılından 1997 yılına kadar 500’den fazla karşılaşmaya çıkmıştı. Kendine has tarzı, karizması, soğukkanlılığı, agresifliği, topa yumuşak bir şekilde sahip olması ile o dönem tüm kalecilerinden farklıydı. Çizgi kaleciliği yapıyordu, ama yan toplara çıkmasa da bir şekilde o vuruşu kurtardığı için problem yaşamıyordu.

Kalecilik tekniği ile çok farklı olan Uli Stein başının çenesi sebebiyle sürekli dertte olması sonucunda milli takımda sadece 6 karşılaşmada oynayabilmişti. Schumacher döneminde bile oynatılmadığı için haksızlığa uğradığı düşünülen bu kalecinin aforoz edilmesiyle başka kaleciler milli takımda yer alma fırsatı bulmuştu. Onun gibi fantastik bir kaleci daha iyi anılmayı hak ediyordu.

Renkli bir kaleciydin Uli Stein ve bu oyunda fark yarattın.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: